Kaç Tane Kutup Var? – Ekonominin Kutupları ve Dengesizliğin Anatomisi Bir Ekonomistin Bakışıyla: Kaynakların Sınırlılığı, Gücün Yoğunlaşması Bir ekonomist olarak her analizimin başlangıcında şu basit gerçeği hatırlarım: Kaynaklar sınırlıdır, ama arzular sınırsız. Bu temel fark, hem bireysel kararları hem de küresel sistemleri şekillendirir. “Kaç tane kutup var?” sorusu bu açıdan yalnızca coğrafi bir merak değildir; aynı zamanda küresel ekonominin gücünün nerede toplandığını anlamaya yönelik derin bir sorgulamadır. Ekonomik sistem, tıpkı Dünya’nın kendi ekseni gibi, kutuplar arasında döner. Bir yanda sermayeyi elinde tutan merkezler — finansal, teknolojik ve endüstriyel kutuplar; diğer yanda bu merkezlerin çevresinde kalan, kaynaklarını o odaklara bağımlı hale…
Yorum BırakYazar: admin
Gömülü Dişi Kim Çeker? Antropolojik Bir Bakışla Modern Bir Ritüel Bir antropolog olarak insan bedeninin yalnızca biyolojik bir varlık değil, aynı zamanda kültürel bir anlatı alanı olduğunu bilirim. Her yara izi, her ağrı, her tedavi biçimi bir toplumun inançlarını, korkularını ve değerlerini yansıtır. Diş ağrısı da bu kültürel haritanın derinliklerinde özel bir yere sahiptir. Hele ki gömülü diş söz konusu olduğunda, bu durum sadece tıbbi bir müdahale değil, aynı zamanda modern dünyanın yeni bir ritüeli haline gelir. Ritüellerin Diş Hekimiyle Buluşması İlkel kabilelerden günümüz şehirlerine uzanan bir çizgide, bedenin içinde gizlenen “fazlalıklar” hep bir anlam taşımıştır. Bazı kültürlerde diş çekimi,…
8 YorumTarihi Havagazı Fabrikası Kaç Kişilik? Kapasite Gerçeğini Konuşmanın Tam Zamanı Net konuşalım: İzmir’in en çok aşk ilanı yapılan, en çok konser anısı biriktirilen mekânlarından biri olan Tarihi Havagazı Fabrikası için “kaç kişilik?” sorusu hâlâ flu. Resmî bir kapasite tablosu yerine, birbirini tutmayan rakamlar dolaşıyor ve bu belirsizlik hem güvenlik hem de deneyim açısından riskli. Bu yazıda rakamların peşine düşüyor, güçlü bir tez koyuyorum: Kapasite, organizasyon türüne göre şeffaf ve standardize biçimde ilan edilmedikçe bu tartışma bitmez. Neden Önemli? Kapasite Bir “Konfor” Değil, “Güvenlik” Meselesi Bir mekânın kapasitesi, sadece kaç bilet satılacağını değil, acil tahliye yollarını, turnike ve tuvalet yoğunluğunu, bar-sahne…
8 YorumGirit Göçmenleri Kimlerdir? Ekonomik Bir Perspektiften İnceleme Bir Ekonomistin Düşüncesi: Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Kaynaklar sınırlıdır. İnsanlar, bu sınırlı kaynakları nasıl kullanacaklarına dair sürekli seçimler yapar. Her bir seçim, bir fırsat maliyeti yaratır; yani bir şey elde etmek için başka bir şeyden feragat etmek gerekir. Ekonomistler, bu basit ama güçlü ilkeler çerçevesinde dünyayı analiz ederler. Şimdi, bu sınırlı kaynakların bir örneği olan göçü ele alalım. Göç, bireylerin hayatlarındaki en büyük seçimlerden biridir. Bir yerden başka bir yere gitmek, sadece coğrafi değil, aynı zamanda ekonomik bir hareketlilik anlamına gelir. Girit göçmenleri, bu bağlamda tarihsel ve ekonomik olarak önemli bir örnek…
8 YorumDünyanın İlk Gözlemevini Kim Kurdu? – Bilginin Gökyüzüyle Buluştuğu An Felsefe, insanın kendini ve evreni anlama çabasının dilidir. Gökyüzüne bakan bir filozof, aslında kendi bilincinin derinliklerine de bakar. Çünkü yıldızlar yalnızca uzayın sessiz tanıkları değil, insan aklının anlam arayışının da sembolleridir. Dünyanın ilk gözlemevini kim kurdu? sorusu, sadece tarihsel bir bilgi arayışı değildir; aynı zamanda insanın bilme, anlama ve var olma dürtüsünün bir aynasıdır. Epistemolojik Perspektif: Bilginin Kaynağı Gökyüzü müydü? Bilgi felsefesine, yani epistemolojiye göre insanın bilme süreci duyular, akıl ve sezgi arasında sürekli bir diyalogdur. Uluğ Bey’in Semerkant’ta kurduğu ünlü gözlemevi, bu diyalogun taş ve mermerle vücut bulmuş hâlidir.…
Yorum BırakHakkâri’nin Geçim Kaynağı Nedir? Hakkâri, Türkiye’nin güneydoğusunda, dağlarla çevrili, yemyeşil vadiler ve özgün kültürüyle dikkat çeken bir ilimiz. Çoğumuz, bu şehri uzak dağ köyleri ve zorlu coğrafyasıyla tanırız, ama Hakkâri’nin geçim kaynaklarını hiç merak ettiniz mi? Hakkâri’nin doğal güzellikleri ve insanlarının direnci, hayatlarını sürdürmek için nasıl bir ekonomi oluşturduklarını anlatan ilham verici bir hikayeye dönüşüyor. Hakkâri’nin Coğrafyası ve Geçim Kaynakları Hakkâri’nin coğrafyası, hayatı zorlaştıran, ancak aynı zamanda bölgenin geçim kaynağını şekillendiren bir özellik taşıyor. Dağlar, vadiler, zengin ormanlar ve bol su kaynakları, Hakkâri’nin ekonomisini belirleyen faktörler arasında. İnsanlar, bu coğrafyanın sunduğu doğal zenginlikleri, geleneksel yöntemlerle ekonomiye dönüştürüyor. İşte, Hakkâri’nin geçim…
Yorum BırakBaşlık: İnsan Hasta Olunca Ne İyi Gelir? Erkeklerin Stratejik Çözümleri ve Kadınların Empatik Yöntemleri Hasta olmak, her bireyin başına gelebilecek bir durumdur ve ne yazık ki, bu durumda olmanın faydalı bir yönü yoktur. Ama endişelenmeyin, çünkü hasta olduğumuzda başvurduğumuz “çözümler” bizi güldürebilir ve bazen başkalarının bakış açıları, bizim iyileşme sürecimizi hızlandırabilir. Peki, insan hasta olunca ne iyi gelir? Gelin, bunun cevabını erkeklerin çözüm odaklı, kadınların ise ilişki odaklı bakış açılarıyla keşfedelim. Erkeklerin Stratejik Yaklaşımı: “Savaş Planı” Erkekler hasta olduğunda, tipik olarak bir “savaş planı” geliştirirler. Hedef: Hızla iyileşmek ve geri dönmek. Ama tabii, bu süreçte “çözüm odaklılık” bir hayli baskın…
Yorum BırakKaraköy Zürafa Sokak Ne Oldu? Toplumsal Değişimin İzinde Bir Analiz Toplumsal yapıları ve bireylerin etkileşimini anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak, bazen bir sokak, bir cadde ya da bir mahalle, sadece fiziksel bir alan olmanın ötesine geçer. O sokakta yaşananlar, o caddede kurulan ilişkiler ve orada var olan kültürel yapılar, bize toplumun daha geniş dinamikleri hakkında derin ipuçları verebilir. Karaköy Zürafa Sokak, İstanbul’un en ilginç ve değişken bölgelerinden birisi olarak bu tür bir toplumsal dönüşümün izlerini taşıyor. Sokak, hem geçmişin izlerini hem de modern dünyanın dinamiklerini bir arada barındıran bir yaşam alanı olarak dikkat çekiyor. Toplumsal Normların Değişimi: Zürafa Sokak’ın Evrimi…
8 YorumHakkari’de Fay Hattı Var Mı? Deprem Gerçeği Üzerine Cesur Bir Tartışma Hakkari… Doğasıyla büyüleyici, kültürüyle zengin, ama aynı zamanda sismik olarak oldukça riskli bir bölge. Herkes Hakkari’yi dağlarıyla, zorlu coğrafyasıyla tanır, ancak bu bölge, aynı zamanda büyük bir deprem riski taşır. Fay hatları meselesi, birçok kişinin göz ardı ettiği ama aslında Hakkari için kritik bir konu. Peki, gerçekten Hakkari’de bir fay hattı var mı, yoksa bu sadece bilimsel spekülasyonlardan ibaret mi? Bu yazıda, Hakkari’deki fay hatlarını cesurca inceleyecek ve bu konuda yapılan tartışmaların derinliklerine inmeye çalışacağım. Hazırsanız, başlıyoruz! 1. Fay Hatları Hakkari’nin Gerçek Bir Tehdidi Mi? Öncelikle, Hakkari’nin bulunduğu bölgenin,…
Yorum BırakHasarsızlık Ne Zaman Bozulur? Erkeklerin ve Kadınların Farklı Perspektifleriyle Hayatımıza dair birçok şey gibi, “hasarsızlık” da hem somut hem de soyut bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Kimi zaman bir sigorta poliçesinde, kimi zaman ilişkilerde, bazen de kişisel hedeflerde kendini gösteriyor. Ama bir şeyin “hasarsız” kalması, hiç de o kadar kolay bir durum değil, değil mi? Hepimizin hayatında zaman zaman bir kırılma noktası yaşanır. Peki, hasarsızlık ne zaman bozulur? Erkekler ve kadınlar, bu soruyu farklı açılardan ele alabilir. Erkekler genellikle objektif, veri odaklı bir yaklaşım benimserken, kadınlar daha duygusal ve toplumsal etkilerle ilişkilendirerek bu durumu değerlendiriyor. Gelin, bu iki bakış açısını…
Yorum Bırak