Tarihi Havagazı Fabrikası Kaç Kişilik? Kapasite Gerçeğini Konuşmanın Tam Zamanı Net konuşalım: İzmir’in en çok aşk ilanı yapılan, en çok konser anısı biriktirilen mekânlarından biri olan Tarihi Havagazı Fabrikası için “kaç kişilik?” sorusu hâlâ flu. Resmî bir kapasite tablosu yerine, birbirini tutmayan rakamlar dolaşıyor ve bu belirsizlik hem güvenlik hem de deneyim açısından riskli. Bu yazıda rakamların peşine düşüyor, güçlü bir tez koyuyorum: Kapasite, organizasyon türüne göre şeffaf ve standardize biçimde ilan edilmedikçe bu tartışma bitmez. Neden Önemli? Kapasite Bir “Konfor” Değil, “Güvenlik” Meselesi Bir mekânın kapasitesi, sadece kaç bilet satılacağını değil, acil tahliye yollarını, turnike ve tuvalet yoğunluğunu, bar-sahne…
8 YorumYazar: admin
Girit Göçmenleri Kimlerdir? Ekonomik Bir Perspektiften İnceleme Bir Ekonomistin Düşüncesi: Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Kaynaklar sınırlıdır. İnsanlar, bu sınırlı kaynakları nasıl kullanacaklarına dair sürekli seçimler yapar. Her bir seçim, bir fırsat maliyeti yaratır; yani bir şey elde etmek için başka bir şeyden feragat etmek gerekir. Ekonomistler, bu basit ama güçlü ilkeler çerçevesinde dünyayı analiz ederler. Şimdi, bu sınırlı kaynakların bir örneği olan göçü ele alalım. Göç, bireylerin hayatlarındaki en büyük seçimlerden biridir. Bir yerden başka bir yere gitmek, sadece coğrafi değil, aynı zamanda ekonomik bir hareketlilik anlamına gelir. Girit göçmenleri, bu bağlamda tarihsel ve ekonomik olarak önemli bir örnek…
8 YorumDünyanın İlk Gözlemevini Kim Kurdu? – Bilginin Gökyüzüyle Buluştuğu An Felsefe, insanın kendini ve evreni anlama çabasının dilidir. Gökyüzüne bakan bir filozof, aslında kendi bilincinin derinliklerine de bakar. Çünkü yıldızlar yalnızca uzayın sessiz tanıkları değil, insan aklının anlam arayışının da sembolleridir. Dünyanın ilk gözlemevini kim kurdu? sorusu, sadece tarihsel bir bilgi arayışı değildir; aynı zamanda insanın bilme, anlama ve var olma dürtüsünün bir aynasıdır. Epistemolojik Perspektif: Bilginin Kaynağı Gökyüzü müydü? Bilgi felsefesine, yani epistemolojiye göre insanın bilme süreci duyular, akıl ve sezgi arasında sürekli bir diyalogdur. Uluğ Bey’in Semerkant’ta kurduğu ünlü gözlemevi, bu diyalogun taş ve mermerle vücut bulmuş hâlidir.…
Yorum BırakHakkâri’nin Geçim Kaynağı Nedir? Hakkâri, Türkiye’nin güneydoğusunda, dağlarla çevrili, yemyeşil vadiler ve özgün kültürüyle dikkat çeken bir ilimiz. Çoğumuz, bu şehri uzak dağ köyleri ve zorlu coğrafyasıyla tanırız, ama Hakkâri’nin geçim kaynaklarını hiç merak ettiniz mi? Hakkâri’nin doğal güzellikleri ve insanlarının direnci, hayatlarını sürdürmek için nasıl bir ekonomi oluşturduklarını anlatan ilham verici bir hikayeye dönüşüyor. Hakkâri’nin Coğrafyası ve Geçim Kaynakları Hakkâri’nin coğrafyası, hayatı zorlaştıran, ancak aynı zamanda bölgenin geçim kaynağını şekillendiren bir özellik taşıyor. Dağlar, vadiler, zengin ormanlar ve bol su kaynakları, Hakkâri’nin ekonomisini belirleyen faktörler arasında. İnsanlar, bu coğrafyanın sunduğu doğal zenginlikleri, geleneksel yöntemlerle ekonomiye dönüştürüyor. İşte, Hakkâri’nin geçim…
Yorum BırakBaşlık: İnsan Hasta Olunca Ne İyi Gelir? Erkeklerin Stratejik Çözümleri ve Kadınların Empatik Yöntemleri Hasta olmak, her bireyin başına gelebilecek bir durumdur ve ne yazık ki, bu durumda olmanın faydalı bir yönü yoktur. Ama endişelenmeyin, çünkü hasta olduğumuzda başvurduğumuz “çözümler” bizi güldürebilir ve bazen başkalarının bakış açıları, bizim iyileşme sürecimizi hızlandırabilir. Peki, insan hasta olunca ne iyi gelir? Gelin, bunun cevabını erkeklerin çözüm odaklı, kadınların ise ilişki odaklı bakış açılarıyla keşfedelim. Erkeklerin Stratejik Yaklaşımı: “Savaş Planı” Erkekler hasta olduğunda, tipik olarak bir “savaş planı” geliştirirler. Hedef: Hızla iyileşmek ve geri dönmek. Ama tabii, bu süreçte “çözüm odaklılık” bir hayli baskın…
Yorum BırakKaraköy Zürafa Sokak Ne Oldu? Toplumsal Değişimin İzinde Bir Analiz Toplumsal yapıları ve bireylerin etkileşimini anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak, bazen bir sokak, bir cadde ya da bir mahalle, sadece fiziksel bir alan olmanın ötesine geçer. O sokakta yaşananlar, o caddede kurulan ilişkiler ve orada var olan kültürel yapılar, bize toplumun daha geniş dinamikleri hakkında derin ipuçları verebilir. Karaköy Zürafa Sokak, İstanbul’un en ilginç ve değişken bölgelerinden birisi olarak bu tür bir toplumsal dönüşümün izlerini taşıyor. Sokak, hem geçmişin izlerini hem de modern dünyanın dinamiklerini bir arada barındıran bir yaşam alanı olarak dikkat çekiyor. Toplumsal Normların Değişimi: Zürafa Sokak’ın Evrimi…
8 YorumHakkari’de Fay Hattı Var Mı? Deprem Gerçeği Üzerine Cesur Bir Tartışma Hakkari… Doğasıyla büyüleyici, kültürüyle zengin, ama aynı zamanda sismik olarak oldukça riskli bir bölge. Herkes Hakkari’yi dağlarıyla, zorlu coğrafyasıyla tanır, ancak bu bölge, aynı zamanda büyük bir deprem riski taşır. Fay hatları meselesi, birçok kişinin göz ardı ettiği ama aslında Hakkari için kritik bir konu. Peki, gerçekten Hakkari’de bir fay hattı var mı, yoksa bu sadece bilimsel spekülasyonlardan ibaret mi? Bu yazıda, Hakkari’deki fay hatlarını cesurca inceleyecek ve bu konuda yapılan tartışmaların derinliklerine inmeye çalışacağım. Hazırsanız, başlıyoruz! 1. Fay Hatları Hakkari’nin Gerçek Bir Tehdidi Mi? Öncelikle, Hakkari’nin bulunduğu bölgenin,…
Yorum BırakHasarsızlık Ne Zaman Bozulur? Erkeklerin ve Kadınların Farklı Perspektifleriyle Hayatımıza dair birçok şey gibi, “hasarsızlık” da hem somut hem de soyut bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Kimi zaman bir sigorta poliçesinde, kimi zaman ilişkilerde, bazen de kişisel hedeflerde kendini gösteriyor. Ama bir şeyin “hasarsız” kalması, hiç de o kadar kolay bir durum değil, değil mi? Hepimizin hayatında zaman zaman bir kırılma noktası yaşanır. Peki, hasarsızlık ne zaman bozulur? Erkekler ve kadınlar, bu soruyu farklı açılardan ele alabilir. Erkekler genellikle objektif, veri odaklı bir yaklaşım benimserken, kadınlar daha duygusal ve toplumsal etkilerle ilişkilendirerek bu durumu değerlendiriyor. Gelin, bu iki bakış açısını…
Yorum BırakKüpe Çiçeğini Ne Coşturur? Bazen hayat, bir çiçeğin büyümesi gibi olur. Önce küçücük bir tohum olarak başlar, sonra dikkat, sevgi ve sabırla büyür. Tıpkı bir çiçeği coşturmak gibi, bazı şeyler de özel ilgi ve doğru yaklaşımı bekler. Bu yazımda, birbirinden farklı iki insanın gözünden Küpe Çiçeği’nin büyümesini ve bu çiçeğin neyle coştuğunu anlatmak istiyorum. Hadi gelin, bir çiçeğin ve iki insanın iç dünyasında yolculuğa çıkalım. Başlangıç: Arzu ve Efe’nin Bahçesi Arzu, bahçesinde her zaman solgun bir Küpe Çiçeği yetiştiriyordu. Yıllardır uğraşıyor, üzerine su döküyor, toprağını değiştiriyor ama bir türlü coşup açmadığını görüyordu. Bir sabah, kahvesini yudumlarken, çiçeğine bakıp “Neden büyümüyor,…
8 YorumBankalarda İştira Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Bankalar ve finansal terimler genellikle karmaşık ve soğuk gelir. Ancak, “iştira” gibi terimler, çok daha derin ve toplumsal etkiler taşıyabilir. Birçok kişi için bu kavram sadece finansal bir işlem olabilir, ancak bankacılık sektöründe iştira, daha büyük bir konunun parçası olarak düşünülmelidir: finansal eşitlik, çeşitlilik ve sosyal adalet. Bu yazıyı kaleme alırken, sadece finansal bir terimi açıklamaktan daha fazlasını yapmak istiyorum. Bankalarda iştira, aslında bir bakıma toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlarla kesişiyor. Hem kadınların empatik bakış açılarıyla hem de erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımıyla bu…
Yorum Bırak