Sevgili okurlar, Cusa ekibi olarak bugün “Telefonda karekod var mı” konusunu sizlerle paylaşmaktan heyecan duyuyoruz. Kayseri’de Başlayan Küçük Bir An: Telefonumda Açılan O İlk Karekod Daha Fazlası İçin: Beyaz delik var mıdır ? Bir market sırasının ortasında başlayan merak O gün Kayseri’de hava soğuktu. Montumun cebine ellerimi sokmuş, market kuyruğunda sıranın bir an önce bitmesini bekliyordum. Önümdeki kadın kasiyere telefonunu uzattı, ekranda siyah-beyaz kareli bir şey parladı. İlk kez o kadar yakından gördüm. Karekod. Kasiyer hızlıca başını salladı, “QR’ı okutabilirsiniz” dedi. Kadın telefonunu cihazın üstüne tuttu ve saniyeler içinde işlem tamamlandı. Ben o an donup kaldım. İçimden garip bir hayranlık…
Yorum BırakEtiket: bir
Bugün Cusa sayfasında “978 kimin malı” üzerine hazırladığımız içeriği sizlerle buluşturuyoruz. 978 kimin malı? Tartışmayı büyüten gerçekler ve görünmeyen sahiplik meselesi En baştan net konuşalım: “978 kimin malı?” sorusu masum değil İzmir’de yaşayan, 28 yaşında, sosyal medyada gündem kovalayan ve tartışmalara girmekten çekinmeyen biri olarak şunu en başa yazmak istiyorum: “978 kimin malı?” sorusu göründüğü kadar basit değil. Hatta çoğu kişinin düşündüğünden daha katmanlı, daha sinir bozucu ve yer yer de oldukça tartışmalı bir konu. Çünkü mesele sadece bir sayı değil. Bir kod, bir tanımlayıcı, bir sistem işareti… Ve en önemlisi, bu sistemin kime hizmet ettiği meselesi. Ben bu konuya…
Yorum BırakDeğerli Cusa okurları, bu makalemizde “Keynesyencilik nedir” konusunda bilmeniz gereken her şeyi derledik. Bir İzmir Sabahında “Keynesyencilik nedir?” Sorusuyla Uyanmak Sabah uyanıyorum. Alarm çalmış ama ben zaten zihinsel olarak çoktan uyanmışım: çünkü beynim yine gece boyu ekonomiyle kavga etmiş. Perde aralığından İzmir güneşi sızıyor, sokakta simitçi “simittt!” diye bağırıyor, aşağıda biri scooter’la kaldırıma savaş açmış. Klasik bir İzmir sabahı yani. Kahvemi koyuyorum, ama aklım başka yerde. “Keynesyencilik nedir?” diye düşünüyorum. Sonra kendime gülüyorum. Çünkü bu soruyu düşündüğüm an, zihnimde iki şey aynı anda açılıyor: birincisi ekonomi dersi, ikincisi “ben neden geçen ay maaşın yarısını dışarıda yemeye harcadım?” İkisi de aynı…
Yorum BırakMerhaba! Cusa sayfasının bu haftaki konusu “2025 yılı için tevkifat tebliği nedir”. Umarız faydalı bulursunuz! Bir Defterin İçinde Başlayan Yıl: 2025 ve Değişen Düzen Tavsiye Ettiğimiz İçerik: 2025 yılı için güncel KDV oranları nedir ? Önerdiğimiz İçerik: 2025 otobüs bilet fiyatları ne kadar ? Kayseri’nin sabahları hep serttir. Hava keskin, rüzgâr acelecidir. Ama ben bu şehrin tam ortasında, küçük odamda, masamın üstünde bir deftere bakarken her şey biraz daha yumuşak görünür. 25 yaşındayım ve hayatımın çoğunu defterlere anlatarak geçirdim. İçimde ne varsa yazdım; bazen bir çay lekesiyle, bazen yarım kalmış bir cümleyle. 2025 yılına girerken içimde tuhaf bir sıkışma vardı.…
Yorum BırakApartman görevlisi günde kaç saat çalışır? Şehir yaşamının görünmeyen emeğine bilimsel bir bakış İlginizi Çekebilecek İçerik: Antep Katmeri ne zaman yenir ? Apartmanların kapısından içeri girdiğimizde çoğu zaman fark etmediğimiz bir düzen var: merdivenlerin temizliği, çöplerin zamanında alınması, asansörün çalışır halde tutulması, güvenliğin sağlanması… Bunların hepsi genellikle tek bir kişinin omzunda toplanıyor. Halk arasında “kapıcı” diye bilinen ama resmi adıyla apartman görevlisi olan bu meslek grubu, şehir yaşamının en görünmez ama en kritik parçalarından biri. Eskişehir’de yaşayan, üniversite kampüsünde günün büyük kısmını geçiren bir araştırmacı olarak şunu sık sık gözlemliyorum: Bir binanın düzeni bozulduğunda bunu ilk fark eden genellikle apartman…
Yorum BırakÜç İş Günü Nedir ve Neden Bu Kadar Karışık Bir Konu Haline Geldi? “Üç iş günü içinde döneriz.” Bu cümleyi kaç kez duyduk, kaç kez bekledik ve kaç kez “hangi üç gün bunlar tam olarak?” diye içimizden söylendik, saymak zor. Modern hayatın en pasif-agresif zaman ifadelerinden biriyle karşı karşıyayız. Kağıt üzerinde basit gibi duruyor: üç gün. Ama işin içine “iş günü” girince herkesin kafasında küçük bir matematik krizi başlıyor. İzmir’de yaşayan biri olarak söyleyeyim; bu ifade bana hep biraz “seni bekletiyorum ama çok da uzatmayayım” cümlesinin kurumsal versiyonu gibi geliyor. Netlik varmış gibi yapıyor ama aslında belirsizliği profesyonel bir ambalaja…
Yorum BırakKan Uyuşmazlık İğnesi Nereden Vurulur? Günlük Hayattan Bir Bakış Hoş geldiniz! Bu yazımızda “Damardan verilen demir ilacı nedir” konusu hakkında merak edilen detaylara birlikte göz atacağız. Geçen hafta iş çıkışı metroda giderken bir arkadaşımın hamile olduğunu ve doktorunun “kan uyuşmazlık iğnesi yapacağız” dediğini duyunca kendi kendime düşündüm: “Peki bu iğne nereden vuruluyor?” İnsan hep kulağına gelen isimleri bir şekilde biliyor ama detaylarını tam olarak anlamak başka bir mesele. İstanbul’da ofiste otururken günün çoğunu masa başında geçiriyorum ve bazen sağlık konularını göz ardı edebiliyorum, ama böyle durumlarda merak etmek kaçınılmaz oluyor. Kan uyuşmazlık iğnesi, tıpta Rh uyuşmazlığı olarak bilinen durumlarda uygulanan…
Yorum BırakDeğerli Cusa okurları, “Aşırı sulanan bir kaktüs nasıl kurtarılır” hakkındaki bu içeriğimizin sonuna ulaştınız. Umarız faydalı olmuştur! Aşırı Sulanan Bir Kaktüs Nasıl Kurtarılır? Kaktüsler, genellikle “az su, çok güneş” mottosuyla bilinir. Ama bazen, sevgimiz fazla geldiğinde onları aşırı sulayabiliyoruz. Kaktüsler, suyu seven bitkiler gibi görünse de aslında suya karşı oldukça hassastır. Yanlış sulama, kök çürümesine ve bitkinin ölümüne kadar giden zincirleme bir soruna yol açabilir. Peki, aşırı sulanan bir kaktüs nasıl kurtarılır? Gelin bunu adım adım bilimsel bir mercekten ama herkesin anlayacağı şekilde inceleyelim. Kaktüslerin Su İhtiyacını Anlamak Kaktüsler, doğal yaşam alanlarında uzun kurak dönemlere dayanacak şekilde evrimleşmiştir. Gövdelerinde su…
Yorum BırakWalter’in Türkçesi nedir? Aslında sormamız gereken şey bambaşka İzmir’de yaşayan, sosyal medyada fazla vakit geçiren ve “her şeye bir yorumum olsun” modundan çıkamayan biri olarak şunu net söyleyeyim: “Walter’in Türkçesi nedir?” sorusu ilk bakışta basit görünüyor ama aslında içinde ciddi bir kafa karışıklığı barındırıyor. Hatta biraz kurcalayınca, insanların dil, isim ve çeviri konusunu ne kadar yüzeysel düşündüğünü de ortaya çıkarıyor. En baştan net konuşalım: Walter’in Türkçesi diye bir şey yok. Ama bunu söyleyip konuyu kapatırsak da işin en eğlenceli kısmını çöpe atmış oluruz. Çünkü mesele sadece bir isim çevirisi değil; kültür, algı ve hatta biraz da “her şeyi çevirebilir miyiz?”…
Yorum BırakÖğrenci Kartı Hangi Renk? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin Gücü ve Anlatının Dönüştürücü Etkisi: Bir Edebiyatçının Girişi Kelimenin gücü, insan ruhunun derinliklerine işleyen bir silahtır. Her kelime, bir dünyayı, bir karakteri, hatta bir dönemi yansıtan bir penceredir. Edebiyat, bir toplumun düşünsel ve duygusal haritasını çizerken, aynı zamanda bireylerin içsel yolculuklarına dokunur. Bu yazı, bir öğrenci kartının basit bir belge olmaktan çok daha fazlasını simgelediğini anlamak için kelimelerin büyüsüne başvuracak. Öğrenci kartı, bir kimlik, bir aitlik, bir geçiş belgesidir, ancak bir edebiyatçı olarak bakıldığında, onun rengi ve biçimi bir anlam dünyasının kapılarını aralar. Peki, öğrenci kartı hangi renk? Bu sorunun arkasında…
8 Yorum