Gaza Ne Gelir?
Gaza Ne Gelir, Dediğinizde Aklınıza Neler Gelir?
İzmir’de yaşayan bir genç olarak hayatımı sürerken sık sık “Gaza ne gelir?” sorusuyla karşılaşıyorum. Bu soru, sokak köşe başlarında, sahilde yürürken, hatta kahve içmek için bir kafeye gittiğimde bir arkadaşımın aniden söyleyiverdiği, ama işin sonunda hep aynı duyguyu uyandıran bir soru oluyor: Ne gelir, gerçekten?
Hadi gelin, biraz ciddi, biraz da esprili bir şekilde bu sorunun cevabını arayalım.
—
Gaza Ne Gelir, Ama Gerçekten?
Çoğu insanın kafasında gaza gelmek ve neyin gaza geldiği sorusu genellikle aynı yerde buluşur: Adrenalin, motivasyon ve belki biraz da ani bir karar! Ama aslında “gaza gelmek” dediğimiz şey çok daha derin bir anlam taşıyor.
Gaza gelmek, bana kalırsa, bazen kafanı boşaltıp bir şeyler yapma isteğiyle patlak veren içsel bir duygu. Mesela, bir anda spora yazılma kararı almak gibi. “Yazıldım, spora gidiyorum” dediğinizde o an yaşadığınız o kararlı ruh hali ne yazık ki ikinci günün sabahında kaybolur. Bunu her zaman yaşarım, biliyorum. Adım gibi hatırlıyorum, geçen hafta da gaza gelip saatlerce spor salonunun önünde durdum, ama içimdeki “ama ya şimdi burası boştur, herkes izlerse” korkusu devreye girdi, bir türlü içeri giremedim.
Bir başka örnek mi? En sevdiğim komşu, belki de dünya üzerindeki en pozitif insanlardan biri, bir gün gaza gelip “Yaz tatilinde bu sene kesinlikle tatile gidiyoruz” dedi. Ben de “Evet, yaz tatili çok önemli. Yani gidip bir yerlere, kafayı boşaltmak lazım” diye onayladım. Tabi sabah uyanıp bir bakınca, o tatile gitme kararı da benden önce komşuya kayboldu. Gazaya gelmek ve kaybolmak arasında ince bir çizgi var.
—
Gaza Gelince Kafada Neler Olur?
Şimdi, gaza gelmek, aslında çoğu zaman bir anda gerçekleşen bir şey değil. Düşünsenize, sabah kahvaltısında bir yudum çay içip, “Bugün, hayatımda bir şey değiştireceğim” diye kendinize karar verdiğinizde, bir anda “gaza geldim” diyorsunuz. Ama işler pek öyle olmuyor, değil mi?
Bir de şu var: Gaza geldiğinde, kafanda her şey mükemmel görünüyor. Bir anda, örneğin, hiç çalışmadığın bir konuda bir uzman gibi hissediyorsun. Bugün gaza geldim, bak bir yazı yazayım. Sonra bir bakıyorsun, 20 sayfa yazmışsın ama başlıkları bile tamamlayamıyorsun. “Gaza gelince insan ne kadar da düşünmeden harekete geçiyor” diye içimden bir ses sürekli bana fısıldıyor. Ama her şey güzel, her şey harika, değil mi?
Bir gün, bir arkadaşım bana telefon açtı ve dedi ki, “Beni takılmaya davet ediyorsun ama, bu gece bir şeyler yapmamız lazım. Gaza geldim!” Tamam, dedim. Bazen insan, gaza gelip abartmak ister ya, o yüzden ben de bu durumu bir fırsat olarak gördüm. Sonuçta ben de İzmir’liyim, tatlı bir kaçamak yapmanın ne sakıncası var? Fakat bir baktım, akşam saat 8’de herkes gaza gelmişken, biz kiminle gideceğiz diye düşünmeye başladım. Kafamda bir şeyler o kadar karışıktı ki, gaza gelmişliğimi unuttum ve geceyi evde geçirdim. O kadar da işin sonunu düşünmeden hareket etmenin anlamı yok!
—
Gaza Ne Gelir, Biraz Mizah Katmalı
Gaza gelmenin en komik taraflarından biri, aslında tam olarak ne yapacağını bilememek. Hani, mesela bir gün gaza gelip sokağa çıkmaya karar veriyorsunuz, ama asıl soruyu soruyorsunuz: “Nereye gitsem?” Arkadaşım arıyor, “Beyoğlu’na gidelim!” diyor. Gaza geldim, tabii ki hemen evden çıkıyorum, ama bir anda hiçbir yerin bana ait olmadığını hissediyorum. Adeta kimse beni beklemiyor gibi hissediyorum. Ama iç sesim: “Zaten kimse seni beklemiyor ki, sen bile kendini beklemiyorsun!”.
Ve sonra, bu soruyla baş başa kalıyorum. Gaza gelmek… o kadar garip bir şey ki, bazen gerçekten ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz. “Gaza geliyorum, ama ne yapacağımı bile bilmiyorum” diyeceğiniz anlar vardır. İşte tam o anlarda içsel konuşmalar başlar. “Gaza geldim, peki o zaman neden şu an böyle yapıyorum?” sorusu kulağımda çınlar.
—
Gaza Gelmek mi, Yoksa Bir Anlık Çılgınlık mı?
Bazı anlar vardır ki, gaza gelmekle bir çılgınlık arasında ince bir çizgi vardır. Çılgınca bir karar almak mı, yoksa bir hedef uğruna harekete geçmek mi? Kafanızda bunlar arasında fark yaratmak, bazen zor olabiliyor.
Bir arkadaşım, geçen hafta gaza gelip “Ya işte bu gece çok güzel bir şey yapalım, hadi bir yere gidelim, her şey serbest!” dedi. Kabul ettim. Ama o sırada içimde bir ses başladı: “Bir dakika, ya da gitmeyelim. Ne bileyim, ben daha evde kalmayı tercih ederim aslında”. Ama bir yandan da şöyle düşündüm: “Ya, gaza gelmişken niye yapma diye düşünüyorum ki?”
Ve sonunda, geceyi hiç beklemediğim bir şekilde evde geçirdim. Ama o kadar mutluydum ki, “İşte gerçek gaza gelmek buydu” diyebildim. Çünkü bazen, insanın gaza geldiği anlarda yapmak istediği şey, aslında hiç yapmamayı tercih etmek olabiliyor.
—
Sonuçta Gaza Ne Gelir?
Gaza ne gelir, sorusunun kesin bir cevabı yok. Hayat bazen öyle bir anda seni sarmalıyor ki, içindeki gazayı kimse bilemez. Gaza gelirken, bazen de işleri düşünmeden yapıp sonunda anladığınız bir şey oluyor: Her şey zamanla, bir araya gelerek ve biraz da sabırla daha güzel. O yüzden gaza gelirken, bir adım geri atıp ne yapacağını biraz daha düşünmek faydalı olabilir.
Öyle işte, gaza gelmek bazen de tam bir boşlukta kaybolmaktır, ama bazen de bir anı şansa bırakmaktır. Gaza gelirken ne yapacağınıza karar verirken, belki de en önemlisi, gerçekten ne istediğinizdir. Bu yüzden her ne yapıyorsanız, gaza gelin, ama bir yandan da ne yapmanız gerektiğini fark edin. Sadece bir anı yaşamak, bazen her şeyin önündedir.
—
Bitti mi? Tabi ki bitmedi! Gaza geldiniz, yapacak daha çok şey var.